Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Arşivden

Ali Amca'nın öyküsü: 38 içimde bir çıban başıdır

BAŞLARKEN...

Ali Başar, neredeyse 90 yaşında. 1930 ya da 32’de, Dersim’de doğmuş. Bunun anlamı hemen gelmiştir aklınıza: 38’i, soykırımı artık hafızası olan bir çocuk olarak yaşamış. Aslında daha doğru bir anlatımla, o günlerde tanık olduğu 38’i bütün bir hayatı boyunca yaşamış, denilebilir.

En son yayınlar

Turgut Uyar ve Can Yücel: Bizim neslin hasreti

Hey vatanım, bacım,  sağdıcım, emmim senden bir yara her yerimde (Turgut Uyar)

Giderek daha çok seviyoruz Turgut Uyar’ı. Ölümü üstünden 32 yıl geçmiş, dizeleri içinde gözümüze değmeyen herhalde kalmamış. Eskimemiş, yenilmemiş; giderek daha da güçlenmiş. Çünkü, “bir sürekli kaşınmadır” yaşadığımız, “törelere ve alışkanlığa karşı.” Ve, “korkulacak hiçbir şey yok ortalıkta, her şey naylondan o kadar.”

'Devrimci örgütlerde halen gizlenmek zorunda hisseden LGBTİ’ler var'

Ozan Uğur, şu sıralarda Almanya’da yaşayan bir LGBTİ. Cinsel kimliğini kadın veya erkek olarak tanımlamadığını, iki cinsiyete biçilen rolleri de reddettiğini söylüyor. “Fakat” diyor, “faşizm direkt erkeklikten besleniyor ve orayı kökten reddediyorum. Kendimi kadın olarak da tanımlamıyorum, öyle hissetmiyorum, öyle hissetmek ne demek onu da bilmiyorum ama kadınlar ezildiği ve erkeklikle mücadele ettiği için onların yanında mücadele ediyorum.”

Karlı bir gün hikâyesi ve Zeynel Kahraman

“Dünyada ihtilallere yol açan hareketler, bir dağ köylüsünün gönlündeki düş ve vizyonlardan kaynaklanır. Onlar için yeryüzü, bir sömürü alanı değil, bir yaşam alanıdır.” James Joyce
Kar yağmak üzere kentlerimize, gerçi şanslı değilsek pek göremiyoruz da. Ama yine de gelin, bir karlı gün hikayesi anlatayım bu hafta. Belki yoğun gündemde bir solukluk ara da olur.

‘Kimliklerimizi de iptal edin aşağılık herifler!’

Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı (JINHA), Azadiya Welat gazetesi, Evrensel Kültür ve Tîroj dergileri ile Yüksekova Haber gibi internet sitelerinin de aralarında olduğu 15 medya kuruluşunun kapatılmasını, aralarında bin 267 akademisyenin de olduğu kamu görevlilerinin ihracını, üniversitelerdeki rektörlük seçimlerinin kaldırılarak yetkinin tümden cumhurbaşkanına devredilmesini de içeren son KHK ardından ‘mağdurlardan’ yükselen ilk tepkilerin çoğu, hiç de ‘mağdur’ değildi. 

Yağmur Atsız, 'günlerimiz' ve söz'ün cenazesi

Edebiyatın nevi şahsına münhasırlığı bahsinde ismi anılacakların başında gelenlerden biri, belki de Yağmur Atsız'dır. (Olur a, kazara okumaya yeltenir, hiç değilse birinci fasılda zât-ı âlisinin de hoşuna gidecek bir dil frekansından devam edelim.) 

'Darağacındaki varlığımız' ve PKK

"Onların babaları, gölgelerde yaşayan o yaratıklar, sizin yarattıklarınız, ölü canlardı; onlara ışık veren sizdiniz, onlar yalnızca size hitap ederlerdi ama siz bu zombilere cevap vermeye tenezzül etmezdiniz. Onların oğulları sizi görmezden geliyor. Onları ısıtan ve aydınlatan ateş size ait değil." *

'Oda'yı savunmak için

Babam uzun süreliğine uzaklardaydı; küçücük bir odası vardı, o gittiğinden beri kapısı doğru düzgün açılmayan. Bir şey bulamıyordum orada; rutubetten dökülmüş duvarında birkaç tuhaf resim, koca bir kitaplık, bir masa-sandalye, bir de teyp ve kasetler. Babam o odada bazı günler saatlerce nasıl dayanıyordu acaba?